Verra Suites Beykoz projesi, Tüfekçioğlu Grup tarafından İstanbul Anadolu Yakası Beykoz’da yaşama kazandırılıyor. 100 milyon TL’lik yatırım değerine sahip Verra Suites Beykoz projesinin tanıtım toplantısı bugün yapıldı. Toplantı ile birlikte satışlar resmen başladı.

Verra Suites Beykoz’un tanıtım toplantısında söz alan Tüfekçioğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Tüfekçioğlu; “Grup olarak her zaman ülke ekonomisine katma değer sağlayacak yatırımlara öncelik verdik. Faaliyet gösterdiğimiz her sektörde güven ve kalitemizden ödün vermemenin haklı gururunu yaşıyoruz. Türkiye ekonomisinin geleceğine ve konut sektöründeki büyüme potansiyeline duyduğumuz güvenle gelecek dönemde de yatırımlarımıza aynı hızla devam edeceğiz” diye konuştu.


PROJE, ÖZELLİKLERİ İLE DİKKAT ÇEKİYOR

Yücel Tüfekçioğlu, inşaat sektöründeki yenilikçi yaklaşımlarını artık Ankara dışındaki şehirlerde de tüketiciler ile buluşturmak istediklerini belirtti.

Lüks ve kaliteli yaşamın kapılarını aralayacak olan Verra Suites Beykoz’ projesi 3 blok halinde deniz ve orman manzarasına hakim konumda yükseliyor. Proje, denizle orman arası manzaradan çok daha fazlası bir konumda yer alıyor. Yatay bir mimari ile tasarlanan Verra Suites Beykoz, birbirini görmeyen 140 metrekare ile 337 metrekare aralığında değişen 2+1, 3+1 ve 4+1 seçeneklerinden meydana geliyor. Bu dairelerin yanı sıra buçuklu daire alternatiflerinden oluşan farklı tasarımlı 26 dairenin de mevcut olduğunu söyleyen Yücel Tüfekçioğlu; “Projede her daireye özel yeşil alan yer alıyor. Ayrıca son katlardaki daireler geniş terasları ve jakuzileriyle dikkat çekiyor. Teslimleri ise 18 ay içerisinde yapmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

KİŞİYE ÖZEL BİR ALAN SUNACAK ŞEKİLDE TASARLANDI

Verra Suites Beykoz’un tasarımını üstlenen Tabanlıoğlu Mimarlık ortaklarından Melkan Gürsel; projedeki ana fikrin her bir konutun, diğerlerinden faklı plan ve özellikleriyle, sahibinin yaşam biçimine özel olması olarak belirtti.

Projede yer alan konutların her birinin geniş açılarda Boğaz ve orman manzarasına sahip olması amacıyla blokların en hâkim açıları sağlayacak eksenlerde araziye yerleştirildiğinin altını çizen Melkan Gürsel; “Manzara ve doğa ile iç içe bir iç mekân anlayışıyla, tüm birimler gündüz-yoğun ve gece-yoğun kullanım işlevlerine göre planlandı. Bu iç mekân kurgusunun mimari yansıması olarak teras ve balkonların farklı noktalarda kazandırdığı hareket sayesinde, dinamik bir cephe elde edildi” dedi.

}